Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), artan güvenlik riskleri nedeniyle Power Bank (lityum pil) kullanımına yönelik yeni küresel kuralların devreye alınacağını açıkladı.
Bu kararın en önemli tetikleyicilerinden biri, 28 Ocak 2025’te Güney Kore’de Air Busan’a ait Airbus A321 uçağında meydana gelen yangın oldu. Bir yolcunun bagajındaki Power Bank kısa devre yaparak alev aldı, kabin dumanla doldu ve 176 yolcu ile mürettebat acil tahliye edildi; yedi kişi hafif yaralandı.
FAA verilerine göre 2024 yılında lityum pil kaynaklı 81-89 olay kaydedildi. 2025’in ilk sekiz ayında ise 50 doğrulanmış vaka yaşandı. Bu artış, havayolu şirketlerini ve otoriteleri daha sıkı önlemler almaya yöneltti. Güney Kore hükümeti Mart 2025’te Power Bank’lerin üst bagaj bölmelerinde taşınmasını yasakladı. Mayıs 2025’te Southwest Airlines, cihazların uçuş sırasında görünür şekilde çanta veya kutu içinde tutulmasını şart koştu. Lufthansa Grubu Ocak 2026’da uçuş sırasında Power Bank kullanımını tamamen yasaklayarak yolcuları iki cihazla sınırlandırdı. Japonya ise Nisan 2026’da yürürlüğe girecek ülke çapında yasak kararı aldı. Singapore Airlines, Qantas, Emirates, Cathay Pacific ve EVA Air gibi taşıyıcılar da benzer kısıtlamalar getirdi.
Özcan Yaşar Analizi:
Bu kararlar aslında yolcuların güvenliği için atılmış zorunlu adımlar. Power Bank’ler (lityum piller) günlük hayatımızda çok yaygın ama uçakta ciddi risk oluşturabiliyor. Artan olay sayısı, artık her ülkenin kendi kuralını koyması yerine ICAO’nun tek tip ve bağlayıcı kurallar getirmesini zorunlu hale getirdi. Yolcular için bu biraz kısıtlama gibi görünse de, sonuçta amaç uçuş güvenliğini sağlamak. Yani “uçakta telefonumu şarj edemiyorum” şikayeti yerine, “uçuşum güvenle tamamlandı” rahatlığı öne çıkacak.









