Avrupa Birliği’nin (AB) yeni Giriş/Çıkış Sistemi (EES) 10 Nisan 2026’dan itibaren tüm Schengen sınırlarında devreye giriyor.
Geçtiğimiz yıl 12 Ekim’de 29 Avrupa ülkesinde aşamalı olarak başlatılan sistem, artık pasaport damgalarının yerini dijital kayıtların alacağı ve AB vatandaşı olmayan kısa süreli yolcuların biyometrik verilerinin toplanacağı bir sürece dönüşecek.
EES kapsamında yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik veriler üç yıl süreyle saklanacak. Bu veriler, AB’nin sınır güvenliğini modernize etmek, sahte belgeleri ve dolandırıcılığı azaltmak, güvenlik risklerini belirlemek amacıyla kullanılacak. Avrupa Komisyonu, sistemin deneme sürecinde 24 binden fazla yolcunun girişinin reddedildiğini, 600’den fazla kişinin ise güvenlik riski olarak tespit edildiğini açıkladı.
Sistem, AB ve Schengen vatandaşı olmayan tüm kısa süreli yolcuları kapsıyor. Bu nedenle Türk vatandaşları da EES’ye tabi olacak. Turistik veya iş amaçlı seyahat fark etmeksizin, Türkiye’den Avrupa’ya giden yolcular sınırda biyometrik kayıt vermek zorunda kalacak. İlk girişte fotoğraf ve parmak izi alınacak, bu da işlemleri uzatacak. Özellikle yaz aylarında havaalanlarında kuyrukların iki saate kadar çıkabileceği öngörülüyor. Yolcuların uçuşlarından önce havaalanına normalden 1,5–2 saat daha erken gitmeleri tavsiye ediliyor.
İrlanda ve Kıbrıs sistem dışında kalırken, Andorra, San Marino, Vatikan ve Monako vatandaşları da muaf tutulacak. AB vatandaşları, oturma izni sahipleri, mürettebat ve NATO görevi personeli de EES’ye tabi olmayacak.
Türk vatandaşları açısından bu yeni sistem, Avrupa seyahatlerinde daha uzun bekleme süreleri, biyometrik kayıt zorunluluğu ve daha sıkı kontroller anlamına geliyor. Özellikle yaz sezonunda seyahat edecek yolcuların bu düzenlemeyi hesaba katmaları gerekecek.










