Bağımsız bakım, onarım ve revizyon (MRO) şirketleri, yetiştirdikleri teknisyenleri birkaç yıl içinde yüksek maaşlar sunan büyük havayollarına kaptırıyor.
Oliver Wyman’ın raporuna göre, 2025’te %10’luk açıkla karşılaşan sektörde, 2027’ye kadar 43–48 bin teknisyen eksikliği yaşanabilir. Bu durum, Kuzey Amerika bakım iş gücünde %24–27’lik bir boşluk anlamına geliyor.
Bağımsız MRO’larda giriş seviyesinde yıllık maaşlar 45–55 bin dolar arasında değişirken, kıdemli teknisyenler 80 bin dolara kadar çıkabiliyor. Buna karşılık Southwest, American Airlines, UPS ve FedEx gibi büyük taşıyıcılar aynı lisansa sahip teknisyenlere 140–155 bin dolar arası maaş ödüyor. Bu fark, bağımsız tesisleri istemeden de olsa havayolları için ücretsiz eğitim akademilerine dönüştürüyor.
Bir teknisyenin kaybı, işe alım, eğitim ve verimlilik kaybı dahil 50–75 bin dolara mal oluyor. Yılda birkaç teknisyenini kaybeden tesisler yüz binlerce dolarlık ek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Üstelik ortalama teknisyen yaşı 54 olduğundan, yaklaşan emeklilik dalgası sorunu daha da büyütecek. Boeing, 2042’ye kadar küresel ölçekte 716 bin yeni bakım teknisyenine ihtiyaç duyulacağını öngörüyor.
Uzmanlara göre, şeffaf ücret skalaları, vardiya farkları, kar paylaşımı ve eğitim yatırımları gibi yapısal değişiklikler uygulayan tesislerde çalışan bağlılığı %91’e çıkıyor. Bu reformlar kısa vadede fiyat artışı ve müşteri kaybı yaratabilse de, uzun vadede daha sürdürülebilir ve güvenli operasyonlar sağlıyor. Aksi durumda bağımsız MRO’lar, kritik personel eksikliği nedeniyle hizmet kapasitesini koruyamayacak.









