Diplomaside bazen küçük ayrıntılar, uzun açıklamalardan daha fazla konuşulur.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyareti sırasında çekilen görüntüler de tam olarak bunu gösterdi.
Fotoğrafta Air Force One’ın önüne yanaştırılan merdivenin her basamağında tekrar eden “Çelebi” logosu, özellikle havacılık camiasında bir anda ziyaretin en çok konuşulan detaylarından biri haline geldi. Kimi havacılık otoriteleri, yer hizmetleri şirketi Çelebi’nin merdivenlerde uyguladığı bu çalışmasını, “abartılı” kimileri de bu durumu “toyca” bir davranış olarak nitelendirdi.
Yer hizmetleri şirketlerinin ekipmanlarında logo bulunması olağan bir uygulamadır. Dünyanın birçok havalimanında merdiven, otobüs, push-back aracı veya bagaj arabalarında şirket logoları yer alır.
Ancak üst düzey bir devlet ziyareti ve dünya liderinin karşılanması gibi son derece sembolik bir törende, bu logoların görüntüye bu denli hakim olması protokol açısından tartışmalı görülebilir. Birçok ülkede bu tür ziyaretlerde nötr veya logosuz ekipman tercih edildiği ya da logoların görünürlüğünün azaltıldığı örnekler bulunuyor.
Dolayısıyla bu görüntü “yanlış” veya “kurallara aykırı” demekten ziyade, protokol estetiği ve diplomatik hassasiyet açısından yeterince düşünülmemiş bir detay olarak değerlendirilebilir. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri böylesine önemli bir detayı nasıl atlamış olabilir akıl sır ermiyor.
Yanlış anlaşılmasın; havalimanlarında kullanılan ekipmanların üzerinde şirket logosu bulunması son derece normaldir. Yer hizmeti şirketleri dünyanın her yerinde araçlarını ve ekipmanlarını kendi kurumsal kimlikleriyle kullanırlar. Sorun da burada değil.
Sorun, bu görüntünün sıradan bir yolcu operasyonunda değil, dünyanın en önemli diplomatik törenlerinden birinde ortaya çıkmasıdır.
Devlet başkanlarının ziyaretleri sadece bir ulaşım operasyonu değildir; aynı zamanda sembollerin, görüntülerin ve ayrıntıların titizlikle yönetildiği diplomatik gösterilerdir. Bu nedenle protokol ekipleri çoğu zaman bayrağın yüksekliğinden halının rengine, araçların dizilişinden fotoğraf karesine kadar her detayı önceden planlar.

İşte bu nedenle, Air Force One’ın önünde neredeyse fotoğrafın merkezine yerleşen ve gözleri üzerine çeken bu kadar yoğun bir ticari görünümün biraz yadırganması anlaşılabilir bir durum.
Burada eleştiri yer hizmeti şirketine değil, daha çok organizasyonun bütününe yönelmelidir. Çünkü bu tür bir ayrıntının fark edilmesi ve gerekirse daha nötr bir çözüm üretilmesi protokol planlamasının bir parçasıdır.
Belki de gerçekten kimsenin gözünden kaçmış küçük bir ayrıntıydı.
Ancak diplomasi bazen tam da bu küçük ayrıntılar üzerinden konuşulur.








