Orta Doğu’daki gerilim, havacılık sektörünü doğrudan vurdu. Dubai International Airport’un kapanmasıyla birlikte küresel hava trafiğinin en kritik aktarma merkezlerinden biri devre dışı kalırken, her dakikanın yaklaşık 1 milyon dolarlık kayba yol açtığı belirtiliyor.
48 saati aşan kesinti nedeniyle toplam ekonomik zararın 5 milyar doları geçtiği ifade ediliyor. Uçuş iptalleri, alternatif meydanlara yönlendirmeler ve aksayan kargo operasyonları, Dubai’nin “kesintisiz bağlantı” üzerine kurulu havacılık modelini ciddi bir stres testine soktu.
Kapanma yalnızca yolcu taşımacılığını değil, transit akışları ve küresel tedarik zincirlerini de etkiliyor. Asya–Avrupa–Afrika hattında önemli bir köprü görevi gören Dubai’deki duruş, bağlantılı uçuş planlarını altüst ederken havayolları için ek yakıt, konaklama ve operasyon maliyetleri doğuruyor. Duty-free satışlarından yer hizmetlerine kadar havalimanı ekosisteminin tamamı gelir kaybı yaşıyor.
Ekonomik etkiler bununla da sınırlı değil. Uzmanlar, uzun süreli bir aksamanın sigorta primlerinin yeniden fiyatlanmasına ve yatırımcı güveninin zedelenmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Yüksek net değerli bireyler ve uluslararası fonlar açısından Dubai’nin en büyük avantajı olan istikrar algısının zarar görmesi, sermaye hareketlerinde yön değişikliğini tetikleyebilir.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin, artan kayıplar karşısında gerilimin hızla düşürülmesi için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Analistler, Dubai’nin güçlü mali yapısı sayesinde kısa vadeli şokları absorbe edebileceğini, ancak milyar dolarlık kayıpların uzaması halinde havacılık ve finans merkezi kimliğinin daha ağır bir sınavla karşı karşıya kalacağını vurguluyor.








