Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai Havalimanları’nın resmi açıklamasına göre 280’den fazla uçuş iptal edilirken, 250’den fazla sefer gecikti. Dünyada en fazla uluslararası yolcuya hizmet veren merkez konumundaki Dubai hava sahasının kapanması, küresel havacılık ağında zincirleme bir kırılmaya yol açtı.
Körfez’de artan gerilim ve İran kaynaklı balistik füze geçişleri nedeniyle alınan karar, başta Emirates olmak üzere bölgenin en büyük taşıyıcılarını doğrudan etkiledi. Etihad Airways, Qatar Airways ve Türk Hava Yolları dahil çok sayıda şirket uçuşlarını durdurdu ya da askıya aldı. Avrupa ve Asya merkezli birçok havayolu da Dubai, Doha, Abu Dabi ve çevre destinasyonlara yönelik operasyonlarını iptal etti veya alternatif rotalara yöneldi.
Dubai yalnızca bir havalimanı değil; Asya, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu arasındaki en kritik aktarma merkezlerinden biri. Mumbai–Londra, Singapur–Frankfurt, Nairobi–New York gibi hatların önemli bölümü Körfez hava sahasından geçiyor. Hava sahasının kapanmasıyla birlikte uçuşlar ya iptal edildi ya da binlerce kilometrelik dolambaçlı rotalara yönelerek ciddi yakıt maliyetleriyle karşı karşıya kaldı.
Enerji piyasalarındaki yükseliş de krizin ekonomik boyutunu ağırlaştırıyor. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması ve bölgedeki deniz taşımacılığı güvenliğine ilişkin endişeler, havayollarının operasyon maliyetlerini daha da artırdı. Zaten düşük kâr marjlarıyla çalışan sektör için her saatlik kapanma milyonlarca dolarlık ek yük anlamına geliyor.
Uzmanlara göre asıl darbe ise Dubai ekonomisine. Turizm, ticaret, finans ve lojistik sektörleri büyük ölçüde hava bağlantısına dayalı. Küresel iş dünyasına “güvenli ve tarafsız merkez” olarak konumlanan Birleşik Arap Emirlikleri’nin en büyük vitrini olan Dubai’nin hava kapılarının kapanması, ülkenin ekonomik modelini doğrudan etkiliyor.
Yaşanan gelişmeler, bölgesel bir askeri gerilimin ötesinde, küresel havacılık sisteminin kalbinde meydana gelen bir şok olarak değerlendiriliyor. Dubai’nin ne kadar süreyle kapalı kalacağı ise hem havacılık sektörü hem de dünya ekonomisi açısından belirleyici olacak.








