Özel Haber
Corendon Havayolları’nın uçak içi menüsüne Mangal Lahmacun’u eklemesi, havayollarının yolcu deneyimini yerel lezzetlerle çeşitlendirme eğilimini yeniden gündeme taşıdı.
İşin içinde geniş bir kesimin lahmacun olunca, Corendon Havayolları’nın bu yeni projesi, medyanın da ilgisini çekti.
Ancak uzmanlar, uçak içinde sunulan sıcak ve yoğun aromalı yiyeceklerin yolcu sağlığı, kabin konforu ve operasyonel düzen açısından bazı riskler barındırabileceğine dikkat çekiyor. Lahmacun, içeriğindeki baharatlar ve pişirme yöntemi nedeniyle diğer birçok ikrama kıyasla daha baskın kokuya sahip bir ürün olarak değerlendiriliyor.
Sivil havacılıkta kabin havası, kapalı ve sınırlı bir dolaşım sistemine sahip olması nedeniyle hassas bir denge gerektiriyor. Yoğun kokulu yiyeceklerin servis edilmesi, özellikle dar gövdeli uçaklarda kokunun kısa sürede tüm kabine yayılmasına yol açabiliyor. Bu durum; hassasiyeti olan yolcular, mide bulantısı yaşayanlar veya alerjik reaksiyon riski bulunan kişiler için rahatsız edici olabiliyor. Ayrıca kabin ekibi açısından da uzun süre kalıcı koku, çalışma konforunu olumsuz etkileyebiliyor.
Bir diğer tartışma konusu ise ikramın ücretli olması ihtimali. Uçak içi menülerde bu tür özel ürünlerin genellikle satın alma yoluyla sunulduğu biliniyor. Bu durumda, lahmacun kokusunun kabine yayılması ancak ürüne erişemeyen yolcuların yalnızca kokuyla yetinmek zorunda kalması, özellikle uzun uçuşlarda memnuniyetsizlik yaratabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Yolcular arasında “canı çekip alamama” durumu, sosyal konfor açısından da eleştirilen bir başlık olarak değerlendiriliyor.
Havacılık çevreleri, uçak içi yiyecek planlamasında lezzet ve marka iş birliklerinin yanı sıra koku, sindirilebilirlik, alerjen riski ve kabin havasına etkilerin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Bu tür uygulamaların yaygınlaşması halinde, havayollarının hem yolcu sağlığını hem de uçuş güvenliği ve kabin huzurunu gözeten daha kapsamlı standartlar geliştirmesinin önemine işaret ediliyor.









