Pekin Capital Uluslararası Havalimanı, pandemi sonrası toparlanma sürecine rağmen mali açıdan zor bir dönemden geçiyor. 2020’den bu yana 1,5–1,6 milyar ABD dolarını aşan zarar biriktiren havalimanı, üst üste gelen açık yılların ardından 2025 için de yaklaşık 84–106 milyon dolar net zarar öngörüyor. 2019 yılında yaklaşık 100 milyon yolcuya hizmet vererek dünyanın en yoğun havalimanları arasında yer alan tesis, bugün hâlâ pandemi öncesi finansal performansına ulaşabilmiş değil.
Capital Havalimanı’nın en önemli özelliği, uzun yıllar boyunca Çin’in ve Asya’nın ana dış hat kapısı olmasıydı. Özellikle bayrak taşıyıcı Air China için ana üs konumunda bulunan havalimanı, geniş bağlantı ağı sayesinde Pekin’i küresel bir aktarma merkezi haline getirmişti. Ancak 2019’da açılan Pekin Daxing Uluslararası Havalimanı ile birlikte başkentte çift havalimanı dönemi başladı ve kapasite iki büyük merkez arasında bölündü.
Pandemi sürecinde Çin’in uzun süre kapalı kalan uluslararası pazarı, özellikle dış hat gelirlerine bağımlı olan Capital Havalimanı’nı sert şekilde etkiledi. Uluslararası trafik hâlâ 2019 seviyelerinin altında seyrederken, iç hat operasyonlarının bir kısmının Daxing’e kaydırılması yolcu ve slot verimliliğini düşürdü. Yüksek sabit maliyet yapısı ve geniş altyapı yatırımları da finansal baskıyı artırdı.
Uzmanlara göre Pekin örneği, çift havalimanı modelinin yalnızca talep fazlası değil, doğru trafik dağılımı ve gelir optimizasyonu gerektirdiğini gösteriyor. Aksi halde, dünyanın en büyük metropollerinde bile kapasite bölünmesi; havayolu ağ planlamasında karmaşıklık, doluluk oranlarında düşüş ve uzun vadeli kârlılık sorunu yaratabiliyor. Momberger Havalimanı Bilgi Bülteni’nin yeni sayısında bu finansal tabloya ve Pekin’in çift merkezli yapısının detaylarına daha kapsamlı şekilde yer verilecek.







