TEMU İle Başlayan Yasaklar Turizme Sıçradı! AIRBNB Ve Hotel Com’a Erişim Engeli!
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Çin merkezli e-ticaret platformu TEMU’ya yönelik girişimleriyle başlayan “erişim engeli” tartışmaları, bu kez turizm sektöründe alevlendi. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB), aralarında Airbnb ve Hotels.com’un da bulunduğu çok sayıda yurt dışı merkezli çevrim içi platform hakkında hukuki süreç başlatması, tüketici cephesinde ciddi tepkiye yol açtı. Atılan adımların, yerli sektörleri koruma iddiasıyla vatandaşın uygun fiyatlı ürün ve hizmete erişimini daha da zorlaştırdığı eleştirileri yükseliyor.
TÜRSAB’ın erişim engeli talebiyle dava açtığı platformlar arasında Airbnb, Expedia, GetYourGuide, Viator, Isango, ToursByLocals, Agoda, Trip.com, Hotels.com ve Musement gibi küresel ölçekte milyonlarca kullanıcıya hizmet veren şirketler bulunuyor. Birlik, bu platformların mevzuata aykırı faaliyet yürüttüğünü savunurken, tüketiciler ise özellikle konaklama ve seyahat maliyetlerinin rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde alternatif kanalların kapatılmasını “doğrudan kendi aleyhlerine” bir uygulama olarak değerlendiriyor.
Benzer bir tablo e-ticaret alanında da yaşanıyor. TEMU’ya yönelik engelleme girişimleri, Türkiye’deki tüketicinin ucuz ürüne erişiminin sistematik biçimde sınırlandırıldığı algısını güçlendirdi. Yüksek enflasyon, düşen alım gücü ve artan yaşam maliyetleri karşısında, küresel dijital platformlar birçok vatandaş için daha uygun fiyatlı seçeneklere ulaşmanın tek yolu olarak görülüyor. Ancak son dönemde atılan adımlar, bu seçeneklerin birer birer devre dışı bırakıldığı yorumlarına neden oluyor.
Uzmanlar, “yerli sektörleri koruma” gerekçesiyle uygulanan erişim engellerinin, rekabeti azaltarak fiyatları daha da yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Dijital ekonomide yasaklama ve kısıtlama odaklı politikaların, hem tüketici refahını düşürdüğü hem de hizmet kalitesini olumsuz etkilediği vurgulanıyor. Türkiye’deki tüketici ise art arda gelen bu uygulamalar karşısında, ucuz ürün ve hizmete ulaşmakta giderek daha çaresiz bırakıldığını dile getiriyor.
İstersen bunu biraz daha sert eleştiri diliyle, ya da kurum açıklamalarını öne çıkarıp daha “haber dili” ağır basan bir versiyona da çevirebilirim.









